Macron'un Trump karşısında kullanmak istediği "bazuka" nedir?
Hiç kullanılmayan bu araç, Washington tehditlerini yerine getirirse Brüksel'in sert karşılık vermesine olanak tanıyacak.
Trump'ın Grönland'ı satmayı reddeden sekiz Avrupa ülkesine kapsamlı tarifeler getirme tehdidi, Avrupa Birliği'ni yabancı bir bölgeye itti. Müttefikler arasındaki ticaret anlaşmazlıkları yeni bir şey değil, ancak gümrük tarifelerini toprak egemenliği üzerinde koz olarak kullanmak bambaşka bir şey.
Birçok Avrupalı için soru sadece Grönland'ın neden bu kadar önemli bir nokta haline geldiği değil, aynı zamanda ekonomik baskının diplomasi yerini alması halinde Avrupa Birliği'nin nasıl yanıt vereceğidir. Brüksel'de kapalı kapılar ardında, bu soru, ticaret toplantısından çok savaş alanında daha yakışan bir terimin yeniden canlanmasına yol açtı: "bazuka".
Dramatik lakabına rağmen, sözde ticaret bazukası geleneksel anlamda bir silah değildir. Yabancı hükümetler ekonomik tehditleri (tarifeler, yatırım yasakları veya piyasa baskısı gibi) kullanarak siyasi kararları zorlamak için kullandığında, AB'nin kendini savunmak için en güçlü yasal aracı olarak kullanılan bir kısaltmadır. Fikir basit: Ekonomik baskı kaldıraç olarak kullanılıyorsa, Avrupa'nın geri itme yolu olmalı.
O araç var ve resmi bir adı var: Zorlamaya Karşı Enstrüman. Yasa, Avrupa liderlerinin özellikle ABD ve Çin gibi büyük güçlerin ekonomik baskısına karşı giderek daha savunmasız hissettikleri yılların ardından 2023 yılında onaylandı. O dönemde amaç, misilleme değil, caydırıcılık (zorlamanın bir bedeli olacağını açıkça göstermek) idi.
Şimdiye kadar bu cihaz hiç aktif olmadı. Ancak Trump'ın Grönland tarife tehdidi tartışmanın tonunu değiştirdi. Bir zamanlar teorik bir güvenlik olan şey, aniden gerçek bir seçenek olarak tartışılır; Macron açıkça Brüksel'i bunu kullanmaya teşvik ediyor. Macron'un ofisi Pazar günü bildirdi: "Tüm gün Avrupalı muadilleriyle iletişimde olacak ve Fransa adına Zorlamaya Karşı Enstrüman'ın aktif hale getirilmesini talep edecek."
AB diplomatları acil görüşmeler için bir arada toplanırken, artık sadece tarifeler veya ticaret rakamları hakkında değil. Egemenlik, ittifaklar ve ekonomik baskı uygulandığında Avrupa'nın siyasi özerkliğini savunmak için ne kadar ileri gidebileceğiyle ilgili. Ve bu tartışmanın merkezinde, birçok Avrupalının şimdi ilk kez sorduğu bir soru duruyor: Avrupa bu "bazukanı" ilk kez mi ateşlemeli?
