Yeni START nükleer antlaşması hakkında bilmeniz gereken her şey, 5 Şubat'ta süresi dolmadan önce
Yarım yüzyıldan fazla bir süredir ilk kez, Amerika Birleşik Devletleri ve Rusya, nükleer cephaneliklerinde resmi sınırlar olmayan bir dünyaya yaklaşıyor.
Yarım yüzyıldan fazla bir süredir ilk kez, Amerika Birleşik Devletleri ve Rusya, nükleer cephaneliklerinde resmi sınırlar olmayan bir dünyaya yaklaşıyor. 2010'dan beri nükleer silah kontrolünün temel taşlarından biri olan Yeni START antlaşması, bu Perşembe günü sona eriyor ve her iki ülkeyi de konuşlandırılan stratejik savaş başlıkları için yasal olarak bağlayıcı sınırlar olmadan bırakıyor. Moskova ile Batı arasındaki gerilimler kaynarken, küresel liderler sınırsız nükleer rekabetin risklerini tartarken, sorular artıyor: Süresi dolması küresel güvenlik için ne anlama geliyor? Amerika Birleşik Devletleri, Rusya ve diğer nükleer güçler nasıl yanıt veriyor? Ve bu yeni bir nükleer silahlanma yarışını tetikleyebilir mi? İşte bilmeniz gereken her şey.
Yeni START antlaşması nedir?
Yeni START antlaşması, uzun menzilli nükleer silahları sınırlandırmak ve Amerika Birleşik Devletleri ile Rusya arasında şeffaflık sağlamak amacıyla tasarlandı. 2010 yılında imzalanan bu yasa, her ülkeyi 1.550 konuşlandırılmış stratejik savaş başlığı ile sınırlandırdı ve kıtalararası balistik füzeler, denizaltı füzeleri ve ağır bombardıman uçakları için kurallar belirledi. Sayıların ötesinde, anlaşma uyumu izlemek ve güveni artırmak için doğrulama önlemleri içeriyordu. 5 Şubat'ta sona ermesi bu sınırları kaldırıyor; bu da onlarca yıllık nükleer diplomasiyi değiştirmeye ve küresel nükleer düzenin istikrarı hakkında sorular doğurmaya yol açıyor.
Rusya'nın tutumu: Yeni bir gerçekliğe hazır
Rusya, antlaşma olmadan hayata hazır olduğunu söyledi. Silah kontrolünü denetleyen Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergei Ryabkov, yaklaşan süresi dolmasını "yeni bir an, yeni bir gerçeklik" olarak tanımladı. Pekin'den konuşan Ryabkov, nükleer üçlüsün kara, hava ve denizaltı tabanlı silahları da içeren modernizasyonuna rağmen Moskova'nın yeni bir silahlanma yarışına kışkırtmayacağını vurguladı. Ryabkov ayrıca, ABD'nin Grönland gibi stratejik bölgelere füze savunma sistemleri yerleştirmesi halinde Rusya'nın güvenliğini korumak için askeri önlemler alması gerekeceğini uyardı.
ABD'nin yanıtı ve silahlanma yarışı riski
Amerika Birleşik Devletleri, Yeni START'ın sona ermesine izin vereceğini belirtti. Antlaşmayı dönemin Rusya Devlet Başkanı Dmitry Medvedev ile imzalayan eski Başkan Barack Obama, Kongre'yi antlaşmanın sona ermesine izin vermenin yeni bir nükleer silahlanma yarışını tetikleyebileceği konusunda uyardı. "Antlaşmanın sona ermesine izin vermek, onlarca yıllık diplomasi silip geçer ve dünyayı daha az güvende yapar," dedi Obama. Uzmanlar da bu endişeyi dile getiriyor ve bu gecikmenin hem savaş başlıklarına yönelik sınırlamaları hem de nükleer niyetleri doğrulama mekanizmalarını kaldırdığını ve iki en büyük nükleer güç arasındaki güveni zayıflattığını belirtiyor.
Küresel kaygılar ve Çin'in rolü
Antlaşmanın sona ermesi, Ukrayna'daki devam eden çatışma da dahil olmak üzere artan jeopolitik gerilimler sırasında gerçekleşiyor. ABD, dünyanın üçüncü en büyük nükleer gücü olan Çin'in gelecekteki silah kontrol görüşmelerine katılmasını önerdi. Şu ana kadar Pekin bu kararı reddetti; Rusya kamuoyuna Çin'in tutumuna saygı gösterdiğini açıkladı. Eski Rusya Cumhurbaşkanı Dmitry Medvedev, takip anlaşmaları olmadan bir gecikmenin Kıyamet Saati'ni hızlandırabileceği konusunda uyardı...
Sonra ne olacak?
Yeni START'ın sona ermek üzere olduğu için, dünya eşi benzeri görülmemiş bir belirsizlikle karşı karşıya. Hem Rusya hem de ABD, resmi sınırları olmayan büyük cephanelikleri elinde bulunduruyor. Moskova sorumlu davranacağını ısrarla belirtse de, antlaşma kısıtlamalarının olmaması hızlandırılmış nükleer modernleşme ve potansiyel olarak yeniden silahlanma yarışı olasılığını açık bırakıyor. 5 Şubat yaklaşırken, diplomatlar son dakika çözümleri bulma baskısı altında. Yeni START'ın sona ermesi, küresel nükleer ilişkilerde dönüm noktası olan ve önümüzdeki onlarca yıl boyunca stratejik hesaplamaları şekillendirebilecek bir dönüm noktasıdır...
